43 yıl sonra zorlu zirveye çıktılar
Vanlı dağcı Mehmet Ali Bozbay, Kırıkdağlı Barış Adıyaman ve Beşir Tertemiz, 43 yıl aradan sonra zorlu Sipa Durik zirvesine çıkmayı başardı.
Vanlı Dağcı Mehmet Ali Bozbay, Kırıkdağ Uludoruk Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü kurucularından Barış Adıyaman ve Beşir Tertemiz, 1982 yılında dağcı Ömer Burhan Tüzel ve partneri Enver Yıldırgan'ın zirvesine çıktığı Sipa Durik Dağına tırmanış gerçekleştirdi.

"43 yıl önce bırakılan saklı deftere ulaştık"
Konuyla ilgili açıklamada bulunan dağcı Mehmet Ali Bozbay, bir aylık bir keşif ve rota arama çalışmaların sonucunda zirveye tırmanışın gerçekleştiğini ifade ederek, dağa birinci denemelerinde zaman ve lojistik yetmezliği sebebiyle 4 bin metrede sonlandırma kararı aldıklarını söyledi. 2’nci zirve denemelerini 26 Temmuz 2025 sabahı Hakkari’nin Kırıkdağ köyü Bala Yaylası diye adlandırılan bölge yaylaları üzerinden ve kar, buz gibi yer yer küçük çaplı çığların meydana gelebildiği zorlu etaplardan geçerek yaptıklarına dikkat çeken Bozbay, “Yaklaşık 6 saatlik bir Alpin yürüyüşten sonra Sipa Durik Dağının eteğindeki 3 bin 80 metrede bulunan Late Yaylasına kamp kurduk. Ertesi gün saat 12:00 gibi ana kamptan ayrılarak hareket ettik. Yanımıza sadece uyku tulumlarımızı, matlarımızı, yiyecek ve suyumuzu alarak, 4 saatlik bir tırmanıştan sonra 3 bin 637 metre yükseklikte bulunan kamp 1’e ulaştık. Keskin kayalıklar arasında adeta bıçak sırtı gibi bir yerde o gece sabahladık. 28 temmuz 2025 Pazartesi sabahı saat 05:20 de dağın güneybatı yüzünde bulunan ve içinde her türlü tehlikeyi barındıran çok zor ve kaotik bir dağ bacasından ‘Ahmed-e Kokel’ ismini verdiğimiz rotadan 3 arkadaş ip birliğine girerek tırmanışa geçtik. Çıkış ve inişin tamamı ip birliğinde yapıldı. Yer yer 50 ile 70 derecelik eğimli kaya duvarlarından kar, buz ve çarşak kulvarlarından geçtik. 5 saatlik çok zor bir tırmanıştan sonra 50 ile 60 derecelik bir eğime sahip dağın batı yüzünde 4 bin 15 metredeki sırt hattına ulaştık. Aynı sırt hattı üzerinden dağın doğu sırtına yönelerek, zirvenin hemen dibinde yaklaşık 15 dakikalık yatay bir geçiş yaptıktan sonra zirve kulesinin dibine ulaştık. Sabah saat 10:40 civarında ise dağın zirvesine ulaşmayı başardık. Zirvede 43 yıl önce bırakılan deftere rastladık. Burada yaklaşık 1 saat dinlendikten sonra; 43 yıl önceki saklı defteri yanımıza alıp, Kırdakspor Kulübüne ait zirve defterini de oraya bıraktık. Geleneksel fotoğraf ve video çekimlerinin ardından aynı rotadan inişe geçtik. Aynı disiplin ve kararlılıkla akşam saat 18.00 gibi kamp 1’e, saat 21.00 gibi ise 3 bin 80 metrede bulunan ana kampa ulaşmayı başardık. Geceyi ana kampta geçirdikten sonra sabah gün doğumuyla birlikte kampımızı toplayarak aynı rota üzerinden Kırıkdağ köyüne geçtik. Büyük bir sevinç ve gururla faaliyetimizi sonlandırmış olduk” dedi.

"43 yıl aradan sonra aynı zirveye çıkmanın gururunu yaşıyoruz"
43 yıl aradan sonra aynı zirveye tırmanmanın haklı gururunu yaşadıklarını vurgulayan Bozbay, “Gelişmiş karma tırmanma becerileri gerektiren, beşeri yeteneklerinin sınırlarını zorlayan ve her adımı yüksek risk barındıran bu seçili rota yüzeyinde; çok sayıda kar ve buzdan oluşan yüksek kaya duvarlarını aşmak ve zirveye ulaşmak, ağır teknik tırmanış gerektiriyor. Yönetilebilir olmaktan çok, uzak bir dağ. Jeolojik yapısı itibariyle labirent rotaları, ani sis ve fırtına gibi değişken hava koşulları ile öngörülemez atmosferik düzeni sebebiyle bu çok kaotik dağa 43 yıl aradan sonra zirvesine ulaşabilmeyi başaran tek ekip olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyorum. Bu bağlamda aynı ip birliğinde tırmanış yapmanın verdiği sevinç ve gururla, tırmanış partnerlerim Barış Adıyaman ve Beşir Tertemiz’ i olağanüstü çaba, takdire şayan emekleri ve yaptıkları kaya ve duvar tırmanışlarını da 35 yıllık profesyonel bir dağcı olarak ayakta alkışlıyorum” ifadelerini kullandı.

'Cilo Dağlarında çıkılmayan zirvlerin tamamına çıkacağız"
Son yılların en prestijli tırmanışını gerçekleştirdiklerini de sözlerine ekleyen Bozbay, “Bu faaliyetle birlikte Cilo Dağlarının kalbine tarihte ilk defa boltlamayı da ekip olarak bizler yapmış olduk. En önemlisi bu tırmanışla birlikte bir ezberi bozarak, kronolojik olarak Türkiye'deki en yüksek dağlar sıralamasında 3’üncü sıradaki 4 bin 80 metre yüksekliği bulunan Süphan Dağı da bu tırmanışla birlikte tahtını 4 bin 123 metre yüksekliği olduğu anlaşılan Sipa Dürik Dağına bıraktı. Son olarak şunu belirtmek isterim ki, aynı disiplin ve kararlılıkla Cilolarda çıkılmayan benzer zor zirvelerin tamamına çıkmak gibi bir projemiz daha var. Hafızalarımızda asla silinmeyecek bu çok zorlu ve eşsiz tırmanışın haklı gururunu ben ve partnerlerim her daim yaşayacağız” diye konuştu.