Başkan Yürektürk eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin son bulmasını istedi

Türk Eğitim-Sen Van Şube Başkanı Selçuk Yürektürk, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde biyoloji öğretmeni olarak görev yapan Fatma Nur Çelik’in bir öğrencisi tarafından öldürülmesine tepki gösterdi.

04 Mar 2026 - 14:57 YAYINLANMA

 İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde biyoloji öğretmeni olarak görev yapan Fatma Nur Çelik’in bir öğrencisi tarafından öldürülmesine tepki gösteren Türk Eğitim-Sen Van Şubesi, bir basın açıklaması düzenledi. Beşyol Meydanında düzenlenen açıklamada konuşan Türk Eğitim-Sen Van Şube Başkanı Selçuk Yürektürk, “Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet, gerekli ve kalıcı tedbirler alınmadığı takdirde ne yazık ki son olmayacaktır. Yaşanan elim hadise adeta “geliyorum” demiştir. Merhume öğretmenimizin disiplin kurulunda can güvenliklerinin bulunmadığını dile getirdiği ifade edilmektedir. Buna rağmen etkili önlemlerin alınmamış olması, sorumluluğun ne denli ağır olduğunu gözler önüne sermektedir. Bugün okullarımızda öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarımızın can güvenliği ciddi bir tehdit altındadır. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet, taciz ve mobbing vakaları artarak devam etmektedir. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda öğretmenlerin şiddetten korunmasına yönelik düzenlemeler yapılmış olması çok kıymetlidir. Buna göre; faile verilen cezalar yarı oranında artırılırken, hapis cezasının ertelenmesi hükümleri de uygulanmamaktadır. Ancak yaşanan olaylar bu müeyyidelerin tavizsiz uygulanması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır” dedi. 


Okulların, ödenek yetersizliği nedeniyle en temel güvenlik ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumda olduğunun altını çizen Yürektürk, “Buradan açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz: Disiplin yönetmelikleri yetersizdir ve caydırıcılıktan uzaktır. Okullarda yeterli güvenlik tedbirleri alınamamaktadır. Eğitimcilerin itibarını yerle yeksan eden, asılsız, hiçbir somut gerekçeye dayanmayan ve adı değiştirilen şikâyet hatları birer saatli bomba niteliğindedir. Liyakate dayanmayan yönetici görevlendirmeleri, şeffaflıktan uzak ödül ve ceza mekanizmaları öğretmenlik mesleğini rencide etmektedir.Eğitimcileri hedef gösteren, tahkir eden yayın, tutum ve açıklamalar şiddetin toplumsal zeminini beslemektedir. Şiddete yönelik yasal düzenlemeler yetersizdir. Bir zamanlar eğitim kurumlarının temelini oluşturan güven ve teslimiyet anlayışı bugün ne yazık ki ciddi biçimde zarar görmüştür. Okullarımızda ödenek yetersizliği nedeniyle güvenlik görevlisi tahsis edilmemesi, öğrencilerin okula kesici ve delici aletleri rahatlıkla sokabilmesi, bazı velilerin öğretmenlere yönelik tehditkâr ve baskılayıcı tutumları, öğretmen cinayetlerini ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti besleyen unsurlar haline gelmiştir. Pek çok okulda güvenlik, nöbetçi öğretmenler eliyle sağlanmaya çalışılmaktadır. Öğretmenler hem eğitim vermek hem de güvenliği temin etmek zorunda bırakılmaktadır. Bu kabul edilemez bir sorumluluktur. Birçok okulda yeterli kamera sistemi bulunmamaktadır. Okullar, ödenek yetersizliği nedeniyle en temel güvenlik ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumdadır. Oysa şunu net olarak ifade etmeliyiz ki; eğitim ve eğitim kurumları tasarruf edilecek alanlar değildir. Öğretmenin can güvenliğinin sağlanmadığı, “Başıma ne gelecek?” kaygısıyla görev yaptığı huzursuz bir ortamda eğitim-öğretim hizmetlerinin sağlıklı, verimli ve nitelikli bir şekilde yürütülmesi mümkün değildir. Artık açıkça görülmelidir: Okullara yeterli bütçe ayrılmalı, her eğitim kurumuna güvenlik görevlisi tahsis edilmeli, her okulda kamera sistemi olmalı ve aktif olarak kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı. 


Türk Eğitim-Sen olarak yıllardır eğitimde şiddetin önlenmesi, etkili ve caydırıcı tedbirlerin geliştirilmesi için çabaladıklarını vurgulayan Yürektürk, “Birbirinden kıymetli eğitimcilerimiz, öğrencilerine en verimli oldukları dönemde, adına “öğrenci” diyemeyeceğimiz eli kanlı şahıslar tarafından katledildiler. Her birinin hatırası bizlerin uhdesindedir. Tarifsiz bir acı yaşıyoruz ve gözyaşlarımız dinmiyor. Meslekleri başında şehit düşen tüm öğretmenlerimizin aziz hatıralarını bir kez daha rahmet, saygı ve minnetle anıyoruz. Topluma, ailelerimize ve kamu yönetimine de sesleniyoruz: Öğretmene verdiğiniz değer, aslında çocuklarımıza verdiğiniz kıymettir! “Çocuklarımız geleceğimizdir” diyorsak, geleceğimizin karartılmasına asla müsaade etmeyeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz. Eğitim çalışanlarımız hak ettikleri güven ortamında huzurlu çalışana dek mücadelemiz sürecektir. Bu noktada aileleri de iş birliğine davet ediyoruz. Çocuklarınıza sahip çıkın. Onlara öğretmenin kutsal bir görev ifa ettiğini anlatın ve saygı duymaları gerektiğini öğretin. Okullar ile iş birliği yaparak şiddetin ve olumsuz davranışların önlenmesine destek olun. Unutmayın ki; öğretmeni korumak, geleceğimizi korumaktır! Bu duygu ve düşüncelerle kıymetli öğretmenimize Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Aynı saldırıda yaralanan Zeynep Aybars Taşdemir öğretmenimize ve öğrencimize de acil şifalar temenni ediyoruz” diye konuştu.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: