Dervişoğlu, “Van’a Sahip Çıkma Zamanı”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun katıldığı iftar programında konuşan Selim Özgökçe, kadim şehir Van’ın sorunlarına dikkat çekerek, “Artık Van’ın sorunlarına sahip çıkma zamanıdır” dedi.
Van’da partisinin il başkanlığınca düzenlenen iftar programına katılan Müsavat Dervişoğlu, ramazan ayının son haftasını Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde geçirmeyi planladıklarını söyledi. Ziyaretlerine bölgenin en kadim şehirlerinden biri olan Van’dan başladıklarını belirten Dervişoğlu, bölge illerine giderek bu ziyaretleri sürdüreceklerini dile getirdi.
Bu ziyaretleri siyasi parti genel başkanı olarak değil memleketin bir evladı olarak gerçekleştirdiğini anlatan Dervişoğlu, şunları kaydetti: “Hiç kimse arasına mesafe koymamalı diyorum. Aramızda mesafeler var, kilometreler var diye birbirimizden farklı da düşünüyor olabiliriz ama birbirimizden ayrı kaldığımızı aklımıza getirmeyelim istiyorum. Birbirini seven insanlar için, birbirine bağlı olan insanlar için, birbiriyle gönülden gönüle köprüler kurmaya muvaffak olabilmiş insanlar için zaman, mekan, mesafe farkı yoktur. Burada kendimi ev sahibi gibi görüyorum. Burada gönlümden geçeni gönlümden geçtiği gibi telaffuz edebilme imkanına sahip bulunduğumu görüyorum. Türkiye'nin, bu aziz vatanın her yeri böyle. Çocuk yaşlarda başlattığımız siyasi yolculuğumuzun özünde de bu var.”
“HİÇ KİMSE BU BİRLİĞE ASLA VE KATA ZARAR VEREMEYECEKTİR”
Farklı düşüncelerin sahibi olabildikleri gibi farklı kökenlerden de gelebildiklerini belirten Dervişoğlu, “Bizi bir noktada birleştiren şey aslına bakarsanız bugün vatandaşı olmaktan iftihar ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun değerleridir. Bu milletin milli ve manevi kıymet hükümleridir bizi bir arada tutan ve hiç kimse bu birliğe asla ve kata zarar veremeyecektir. Dost düşman bunu iyi bilmek mecburiyetindedir.” ifadesini kullandı.
Bu coğrafyanın risklerinin olduğunu, son günlerde havada füzelerin uçtuğunu anımsatan Dervişoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “İran’da yaşananları, geçmiş dönemlerde Irak’ta yaşananları biliyorsunuz. Yakın takvim içerisinde Suriye’de yaşananlara da hepimiz şahitlik ettik. Türkiye’yi bugün bu bahsetmiş olduğum ülkelerden ayıran en önemli özelliği üniter devlet yapısı, milli kimliği ve vatandaşlık tanımıdır. Üniter devlet yapımız, milli devlet anlayışımız, vatandaşlık tanımımız, büyük Türk milletinin müşterek birlikteliğini, müşterek gücünü inşa edebilmenin en yapıştırıcı gücü olmuştur.”
“BU MEMLEKETİN EVLATLARI BİRLEŞEREK BÜYÜR VE GÜÇLENİR”
Yıllardır kardeşlik duygusunu pekiştirmek için mücadele ettiğini, Kürt kardeşlerinin hakkını ve hukukunu savunduğunu belirten Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Asırlardır kardeşçe yaşadığımız insanlarla bizim aramıza kim girmeye kalkarsa kalksın, bundan netice alamayacağını ifade etmek bakımından dile getiriyorum. Bu memleketin evlatları birleşerek büyür ve güçlenir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu andan itibaren de bu duyguyu güçlendirmek ve geliştirmek için yapılması gereken her şeyi her alanda yaşama geçirmeye de gayret ediyor. Devlet yönetiminin eksiklikleri olabilir. O eksiklikleri gidermek bizim işimizdir. Devleti yönetenlerin hataları olabilir. O hataları ortadan kaldırmak bizim görevimizdir.”
Türkiye’nin bölünmesinden muradı olan emperyalist güçlerin birtakım beklentilerinin olabileceğini, o beklentilere karşı set oluşturmanın en önemli görevleri olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, Orta Doğu’daki birtakım olaylarda bazı etnik gruplardan ve mezhebi unsurlardan savaş aparatı olarak yararlanılmaya çalışıldığına dikkati çekti.
“Bizim kardeş olarak gördüklerimizin savaş aparatı olarak görülmesine asla müsaade etmeyiz.” diyen Dervişoğlu, şöyle devam etti:
“Biz kardeşiz. Et ve tırnak gibi gibiyiz. Etle kemik gibiyiz. Kim ne yaparsa yapsın, yüreklerini, gönüllerini, zihinlerini birleştirmiş Türk milletinin asil, soylu, onurlu vatandaşlarıyız. Bunu burada söylüyorum. Bu söylediklerimi Ankara’da da söylüyorum. Ankara’da söylediklerimle burada söylediklerimin arasında hiç fark yoktur. En çok ihtiyaç duyduğumuz şey kardeşliğimizdir, milli birliğimiz ve bütünlüğümüzdür.”
Programda yapılan ilk konuşmanın ardından söz alan Selim Özgökçe, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhuna vurgu yaparak Van’ın tarihi önemi, şehirde yaşanan sorunlar ve kardeşlik mesajları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Özgökçe, Kadim Van Şehri’nin Asur İmparatorluğu’ndan Urartu İmparatorluğu’na, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirterek, coğrafi konumu ve doğa güzellikleriyle her dönemin önemli yaşam merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Ancak kentin bugün hak ettiği yaşam standardına ulaşamadığını ifade eden Özgökçe, şehirde farklı sorunların yaşandığını dile getirdi.
“VAN’IN SORUNLARINA SAHİP ÇIKMAK ZAMANIDIR”
Kimlik üzerinden yapılan siyasetin topluma fayda sağlamadığını ifade eden Özgökçe şöyle konuştu: “Bizi Türk yapan, bizi Kürt yapan, bizi biz yapan tüm ortak değerlerimizin gölgede bırakıldığı, insanların sadece Türk ve dil üzerinden tanımlanmaya çalışıldığı bir siyaset anlayışı artık bu millete fayda getirmemektedir. Türk olmak onurlu, adil ve dürüst olmak; Kürt olmak da aynı şekilde onurlu, merhametli ve dürüst olmaktır. Yüzyıllardır bu coğrafyada kardeşçe yaşamamızın sebebi de budur. Sadece kimlik üzerinden siyaset yapan anlayışların devri artık kapanmıştır. Nitekim son yerel seçimlerde Van’da seçmenin önemli bir kısmının sandığa gitmeyerek bu siyaset anlayışına tepki göstermesi de bunun en açık örneğidir. Artık bu kadim şehrin kadim insanlarının gerçekten kucaklanması ve onların sorunlarına sahip çıkılması zamanıdır.”
“TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİ SİYASİ EMELLERE KURBAN EDİLMEMELİ”
“Menfaatleri ve koltukları uğruna kapalı kapılar ardında gizli anlaşmalar yapan samimiyetsiz siyasetçilere karşı Sayın Genel Başkanımızın her platformda ortaya koyduğu net ve kararlı duruşunu hepimiz büyük bir takdirle takip ediyoruz. Bu duruşundan dolayı hepiniz adına kendisine şükranlarımı sunuyorum. Türk-Kürt kardeşliğini siyasi emellerine kurban etmeye çalışanlar inanıyorum ki ilk seçimde milletimizin güçlü cevabını alacaktır. Bizler mücadelemizi sürdürürken Sayın Genel Başkanımızın milletin sesi oluşu, samimi siyaseti ve olaylara yaklaşımındaki kararlılığı bizlere yol göstermeye devam etmektedir.” Serkan Saygın’ın da konuşma yaptığı programa şehit aileleri, gaziler ve partililer katıldı.
