Güngör: Van sahip olduğu potansiyeli ekonomik değere dönüştüremiyor
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Özcan Güngör, Van’ın nüfus, ihracat, göç, altyapı, tarım, hayvancılık ve turizm alanlarında önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, kentin sahip olduğu potansiyelin doğru politikalarla ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Bazı ziyaretler ve toplantılar gerçekleştirmek üzere dün Van'a gelen Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Özcan Güngör, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Anahtar Parti Van İl Başkanlığınca düzenlenen programa Güngör’ün yanı sıra Van İl Başkanı Osman Tanrıtanır, teşkilat mensupları ve gazeteciler katıldı.
Güngör, partisinin 81 ilde yürüttüğü saha çalışmaları kapsamında Van’a geldiklerini belirterek, kentte teşkilat çalışmasının yanı sıra sivil toplum kuruluşları, iş dünyası, sendikalar, esnaf ve vatandaşlarla görüşerek sorunları yerinde dinlediklerini ifade etti. Van’a gelmeden önce kentin nüfus, göç, ihracat, doğum oranları ve turizm başta olmak üzere çeşitli sosyoekonomik verilerini incelediğini aktaran Güngör, bir sosyoloji profesörü olarak kentteki gelişmeleri veriler üzerinden değerlendirdiğini söyledi. Van’ın son yıllarda birçok alanda istediği gelişmeyi gösteremediğini savunan Güngör, nüfus kaybının dikkat çekici boyuta ulaştığını belirterek, "Üzülerek ifade etmem lazım ki son 5-6 yıldır Van ilimiz hemen hemen her alanda, eğitim alanı da dahil olmak üzere, maalesef kendisini yenileyemiyor, maalesef güçlenemiyor” dedi.
Kentin son 5 yılda yaklaşık 37 bin nüfus kaybettiğini öne süren Güngör, doğum oranlarında da düşüş yaşandığını söyledi. Van’ın ekonomik göstergelerinin kent nüfusu ve sahip olduğu imkanlarla örtüşmediğini belirten Güngör, ihracat rakamlarının düşük olduğuna dikkati çekerek, “1 milyon 100 küsur bin nüfuslu bir şehir için bu ihracat rakamı akıl alacak gibi bir iş değil.” dedi.
Van’ın ekonomik potansiyeline dikkati çekti
Van’ın coğrafi konumu, Van Gölü, Kapıköy Sınır Kapısı, tarihi ve kültürel değerleri ile önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Güngör, bu imkanların yeterince ekonomik değere dönüştürülemediğini söyledi.
Güngör, “Van’ın çok ciddi avantajları var. Denizi var, Kapıköy Sınır Kapısı var. İran’a, Irak’a açılan yolların üzerinde. Turizm açısından çok ciddi bir potansiyeli var. Akdamar gibi çok önemli bir değeri var.” ifadelerini kullandı.
Van’ın tarih boyunca sınır ve ticaret şehri olarak önemli bir görev üstlendiğini belirten Güngör, kentin yalnızca sınır güvenliğiyle anılan bir şehir olmaması gerektiğini dile getirdi.
Van’ın İran başta olmak üzere çevre ülkelerle ticaret imkanlarının daha etkin kullanılması gerektiğini ifade eden Güngör, kentin üretim, ticaret ve bölgesel ekonominin önemli merkezlerinden biri haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
“Teşvikler istenilen ölçüde gelişme sağlamadı”
Van’daki iş dünyası temsilcileriyle gerçekleştirdikleri görüşmelere de değinen Güngör, kentte uygulanan teşviklerin bazı alanlarda fayda sağladığını ancak genel olarak beklenen ekonomik gelişmenin yakalanamadığını savundu.
Güngör, “Şehrimizdeki teşviklerin bir kısmının faydalı yerde kullanılsa da nihai olarak istenilen ölçüde bir gelişmenin sağlanamadığını bizzat müşahede ettim. Rakamlar zaten bunu söylüyor.” diye konuştu.
Teşviklerin yalnızca miktarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Güngör, şu ifadeleri kullandı:
“Van’a ne kadar teşvik verildi?” sorusundan önce, “Bu teşvikler nerelere verildi, nasıl kullanıldı ve şehrin ekonomisine ne kattı?” sorularının sorulması gerekiyor.”
Van’ın kişi başına düşen gelir açısından Türkiye’nin düşük gelirli illeri arasında bulunduğunu savunan Güngör, sanayi, kültür, tarım, hayvancılık ve turizmin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
“Meradan markaya giden bir sistem kurmamız gerekiyor”
Tarım ve hayvancılığın Van ekonomisi açısından önemli alanlar olduğunu belirten Güngör, özellikle küçükbaş hayvancılıkta kentin sahip olduğu potansiyelin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Van’da üretilen süt, yün ve diğer hayvansal ürünlerin başka kentlerde işlenerek markalaştırılmasının yerine üretimden işleme ve pazarlamaya kadar bütün sürecin kentte oluşturulması gerektiğini belirten Güngör, şöyle konuştu:
“Meradan markaya giden bir sistem kurmamız gerekiyor. Van’ın artık kendi değerlerini markalaştırması lazım. Kendi üretimini artırması lazım. Tarımda, hayvancılıkta, sanayide ve turizmde katma değer üretmesi gerekiyor.”
Güngör, kentin sahip olduğu potansiyelin bulunduğunu ancak asıl meselenin bu potansiyeli ortaya çıkaracak doğru politikaların uygulanması olduğunu vurguladı.
Altyapı sorunlarına dikkat çekti
Van’ın altyapı sorunlarına da değinen Güngör, özellikle su kayıp-kaçak oranının yüksek olduğunu belirtti.
Güngör, “Şehrin altyapısına baktığımızda da ciddi sorunlar var. Suyun yaklaşık yüzde 38’inin kayıp ve kaçak nedeniyle kullanılamadığı ifade ediliyor. Bu, çok ciddi bir rakam. Bir taraftan su kaynaklarını konuşuyoruz, diğer taraftan elimizdeki suyu kaybediyoruz. Bunun için altyapıya yatırım yapılması gerekiyor.” dedi.
Altyapı yatırımlarının doğru planlanması ve bilimsel veriler doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eden Güngör, kentin temel sorunlarının uzun vadeli planlamayla ele alınması gerektiğini söyledi.
Üniversite kentin gelişimine daha fazla katkı sunmalı
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinin de kentin gelişiminde daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini belirten Güngör, üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Üniversitenin proje üretme ve akademik çalışmalar açısından daha ileri bir noktaya taşınması gerektiğini ifade eden Güngör, üniversitelerin bulundukları kentlerin ekonomik, kültürel ve sosyal hayatına katkı sunması gerektiğini kaydetti.
Sağlık alanında Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi hastanesinin bölgeye önemli hizmetler sunduğunu belirten Güngör, doktor sayısıyla ilgili bazı sorunların bulunduğunu da dile getirdi.
“Terörsüz Türkiye hedefine karşı değiliz”
Toplantıda “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Güngör, Anahtar Parti olarak terörün sona erdirilmesi hedefine karşı olmadıklarını ancak sürecin yürütülme biçimine yönelik eleştirileri bulunduğunu söyledi.
Güngör, PKK ile Kürt vatandaşların birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Kürt vatandaşların talepleriyle terör örgütünün taleplerinin aynı çerçevede ele alınmaması gerektiğini savundu.
Sürecin toplumsal hassasiyetler gözetilerek ve daha şeffaf yürütülmesi gerektiğini ifade eden Güngör, kamuoyuna yapılan açıklamalar arasında çelişkiler bulunduğunu öne sürdü.
İmralı ve Abdullah Öcalan’a ilişkin son dönemde yapılan açıklamalara da değinen Güngör, farklı açıklamaların kamuoyunda soru işaretlerine neden olduğunu belirterek, “Hangi beyanınıza güvenelim?” ifadelerini kullandı.
Kürtçe açıklaması
Kürtçenin öğretilmesine, basın ve yayın alanında kullanılmasına karşı olmadıklarını belirten Güngör, Kürtçenin bölgenin tarihi ve kültürel mirasının bir parçası olduğunu ifade etti.
Güngör, ancak Kürtçenin resmi ve tek eğitim dili haline getirilmesine yönelik yaklaşımlara karşı olduklarını söyledi.
Kürt vatandaşların yaşadığı sorunların kimlik üzerinden değil, vatandaşların taleplerinin doğrudan dinlenmesiyle çözülmesi gerektiğini dile getiren Güngör, toplumsal sorunların çözümünde ortak vatandaşlık zeminine vurgu yaptı.
“Van’ın hak ettiği yerde olmadığını görmek üzüyor”
Van’ın tarihi, kültürel, ekonomik ve coğrafi imkanlarına rağmen mevcut durumunun kentin potansiyeliyle örtüşmediğini belirten Güngör, kalkınmanın bilim, veri ve yerel dinamikler üzerinden planlanması gerektiğini söyledi.
Güngör, Van’ın sorunlarının kentin akademisyenleri, iş insanları, üreticileri, sivil toplum kuruluşları ve toplumun farklı kesimleriyle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
Van’ın sahip olduğu imkanların doğru politikalarla ekonomik değere dönüştürülebileceğini belirten Güngör, kentin hak ettiği noktaya ulaşması gerektiğini vurguladı.
Programda ayrıca Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinden Prof. Dr. Atilla Temur, Prof. Dr. Fikret Yaşar ve Prof. Dr. Murat Öztürk’ün Anahtar Parti Genel Merkezinde çeşitli başkan yardımcılığı görevlerine getirildiği belirtildi.
Program, basın mensuplarının sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
