Tariria’da unutulmaz sergi

Tariria Kültür Sanat ve Gastronomi Merkezi, arasında küratörlüğünü Uğurcan Kaçmaz’ın üstlendiği “Bize Musallat Olan” grup sergisini izleyiciyle buluşturdu.

12 Eki 2026 - 10:40 YAYINLANMA
12 Eki 2026 - 10:54 GÜNCELLEME

Tariria’da Ekin Yolu İnşaat’ın desteğiyle gerçekleşen sergi, insanın dünyayla kurduğu ilişkide düşüncelerin, imgelerin, arzuların ve değerlerin zaman içerisinde insanın yaşamını kuran kuvvetlere dönüşmesini çağdaş sanat üzerinden araştırıyor. 

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Küratör Uğurcan Kaçmaz, insanın dünyayla karşılaştığı anda kendi bakışının mutlak sahibi olarak ortaya çıkmadığını ifade ederek, “Varlık, daha kendisine bir ad verilmeden önce dilin, simgelerin, ilişkilerin ve arzuların içerisinde açılır; özne, kendisini aşan anlam katmanlarının içinden biçimlenir. Bu nedenle dünyayla kurduğumuz ilişki yalnızca gördüğümüz ve kavradığımız şeylerden oluşmaz. Her bakış, çoktan kurulmuş bir bakış düzeninin içerisinden geçer; her arzu başka arzuların, her anlam başka anlamların izini taşır. Kavramlar, imgeler, inançlar ve idealler dünyayı anlamlandırmanın araçları olarak ortaya çıkar. Zamanla kendi kökenlerinden koparak öznenin algısını, arzusunu ve kendilik deneyimini düzenleyen kuvvetlere dönüşebilirler. İnsan dünyaya anlam verirken, bir süre sonra kendi ürettiği anlamların içerisinde biçimlenmeye başlar. “Bize Musallat Olan”, bu tersine dönüşün açtığı düşünsel ve estetik alanı araştırıyor” dedi.

Buradaki “musallat”ın, geçmişten geri dönen bir hayalet fikrinin ötesinde; insanın içerisinde yaşamaya devam eden, davranışlarını, arzularını ve dünyayla kurduğu ilişkiyi biçimlendiren kuvvetleri ifade ettiğini belirten Kaçmaz, “Geçmişten devralınan miraslar, içselleştirilen yasalar, idealler, kimlikler ve toplumsal değerler zaman içerisinde görünmez bir otorite kazanabilir. Dışarıdaki düzen içselleştiğinde, insan kendi üzerinde hüküm kuran yapının taşıyıcısına dönüşebilir. Bu mesele sanat alanına da uzanıyor. Sanatçı, kendisinden önce kurulmuş imgelerin, biçimlerin, estetik kabullerin ve sanat tarihinin içerisinden üretir. Miras, üretimin zeminini oluştururken aynı zamanda bir sınır da kurabilir. Yeni olan, kimi zaman geçmişi geride bırakmakla değil, mevcut bir biçimin ya da düşüncenin içerisindeki ilişkiyi dönüştürmekle ortaya çıkar” ifadelerini kullandı.

Serginin küratöryal yaklaşımının bu anlayış üzerine kurulduğunu aktaran Kaçmaz, “25 sanatçının farklı disiplinlerden gelen yapıtları, önceden belirlenmiş tek bir anlatının parçaları olarak yan yana getirilmiyor. Her yapıt kendi maddesini, üretim koşullarını ve perspektifini koruyarak başka yapıtlarla karşılaşmaya açılıyor. Küratöryal kurgu, yapıtların anlamını kapatmak yerine aralarındaki gerilimleri, yakınlıkları, kopuşları ve beklenmedik ilişkileri görünür kılıyor. Bu nedenle sergide perspektif, tek bir öznenin dünyaya baktığı sabit bir görüş noktası olarak ele alınmıyor. Bakış, dünyanın içerisinde açılan bir imkân olarak düşünülüyor; özne, bu perspektiflere yerleştiği ölçüde kendi konumunu kuruyor. İzleyici de bu karşılaşmaların dışında duran bir gözlemci olmaktan çıkarak serginin anlam üretim sürecine dahil oluyor. Bize Musallat Olan”, bizi kuran düşünceler, imgeler ve yapılar ile bunlarla kurduğumuz ilişki arasındaki gerilime odaklanıyor. Sergi, bu gerilimi tek bir sonuca bağlamak yerine farklı perspektiflerin birbirine temas edebileceği açık bir alan kuruyor” diye konuştu.

Açıklamasında sergide yer alan sanatçılara da değinen Kaçmaz, “Sergide Agit Işıklı, Ayşe Durak, Bahar Uygurlu, Büşra Karataş, Elif Araz, Elif Özgül, Elvan Işık, Enes Taş, Esma Sarp, Esmanur Özöner, Evin Kaya, Fatma Nur Ertutar, Fırat Kaya, Figen Akbağ, Gizem Bozkurt, Haydar Lale, İlkan Çoban, Kübra Kaçar, Okan Eltürk, Rojbin Gür, Servet Pişken, Suzan Gülaç, Zeynep Şeker, Şeyma Biner, Yusuf Han’ın eserleri yer aldı. Ben bu anlamda sergiye katkısı olan herkese teşekkür ederim" dedi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: