Tuşba Belediyesi Çalışanlarına 'Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ Semineri

Tuşba Belediyesi çalışanlarına yönelik düzenlenen “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” seminerinde konuşan Jineoloji Akademisi'nden Aynur Sarıca, eşitlikçi bir yaşamın inşası için mevcut hiyerarşik yapılardan kopuş gerektiğini belirterek, “Komünler, cinsiyet ayrıştırmasına değil, ortak ve eşit bir yaşam zeminine dayanır” dedi.

04 Mar 2026 - 19:46 YAYINLANMA

Tuşba Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü’nün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği etkinlikler sürüyor. Bu çerçevede belediye meclis salonunda çalışanlara yönelik “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” semineri gerçekleştirildi. Jineoloji Akademisi’nden Aynur Sarıca tarafından verilen ve belediye çalışanlarının yoğun katılım gösterdiği seminer, interaktif yöntemle gerçekleştirildi. Programda toplumsal cinsiyet kavramı, tarihsel süreçte kadın ve erkek rolleri ile günümüzdeki eşitsizlik biçimleri ele alındı. Seminerde konuşan Aynur Sarıca, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin tarihsel ve ideolojik temellerine dikkat çekerek, “Günümüzde toplumsal cinsiyetçi kodlarla örülmüş bir toplum gerçekliğiyle karşı karşıyayız. 21’inci yüzyılda kadın ve erkeği birbirine zıt konumlandıran anlayış ciddi toplumsal sorunlar ortaya çıkarmıştır” dedi. Erkeklere iktidar alanı yaratan sistemler Toplumsal cinsiyetçi kodların din, felsefe, tarih, kültür ve dil başta olmak üzere pek çok alanda yeniden üretildiğini ifade eden Sarıca, bu kodlamanın hem kadınları hem erkekleri sistem içerisinde belirli rollere hapsettiğini belirtti. Kadının tarihsel süreçte daha ağır bir eşitsizlikle karşı karşıya kaldığını söyleyen Sarıca, ulus-devlet yapısı ve kapitalist sistemin erkekliğe belirli bir iktidar alanı sunduğunu kaydetti. Kadın aleyhine gelişen toplumsal cinsiyet rolleri Kadın cinayetlerinin erkeklik olgusundan bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Sarıca, biyolojik cinsiyet ile toplumsal cinsiyet arasındaki ayrıma işaret ederek şunları söyledi: “Biyolojik bir cinsiyetimiz var; bir de toplumsal olarak kodlanmış cinsiyet rollerimiz. Bu roller zamanla doğal ve değişmezmiş gibi algılanıyor. Oysa tarihsel süreçte inşa edilmişlerdir. Göçebe yaşamdan yerleşik yaşama geçişle birlikte hiyerarşik bir yapı oluştu; erkekliğe iktidar alanı tanınırken kadına daha sınırlı roller biçildi.” ‘Komünler eşit bir yaşam zeminine dayanır’ Eşitlikçi bir yaşamın inşası için mevcut hiyerarşik yapılardan kopuş gerektiğini dile getiren Sarıca, değişim ve dönüşümün bireyden ve demokratik kültürden başlayacağını belirtti. Sarıca, “Demokratikleşme ortak yaşam alanlarıyla mümkündür. Komünler, cinsiyet ayrıştırmasına değil, ortak ve eşit bir yaşam zeminine dayanır” ifadelerini kullandı. Seminer, katılımcıların soru ve değerlendirmeleriyle sona erdi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: